ben dinin aslını sonradan öğrendim.
türkiye'de yaşayan herkes gibi müslümanlığın etkisinde büyüdüğüm bir gerçek. ilkokulda yapılan yazılı sınavlarda soruların cevabını bulamadığım zaman tanrı ile konuşma girişimlerim olmuştu. (yanıt gelmedi)
ortaokul döneminde gerek din derslerindeki sunni islam propagandası gerekse aile büyüklerinin yönlendirmesiyle cuma namazlarına giderdik, bayramlarda el öperdik. tabi o zaman ne görüyorsak onu tekrarlıyorduk sorgulama diye birşey yok. hala hatırladığım dualar vardır. (ve
dört-iki-dört-dört-iki rekat hesabı)
sonra lise çağında işin oyundan çıkıp ciddiye bindiğini gördüm.. insanların yönlendirilişini gördüm. yakın arkadaşlarımın bazı cemaat evlerine ve dershanelerine gittiklerini gördüm. hamur gibi şekil değiştirmelerini izledim.
ama o dönemde hiçbirşey yapmadım, ne iyi ne kötü yönde bi tepki vermedim. cumalara gitmeye devam ettim. o insanlarla da görüşmeye devam ettim... tabi cemaatlerine katılmadım ve mesafeyi korudum. zaten lisede daha çok zaman harcadığım başka şeyler vardı. (üniversite sınavı, kız arkadaş)
üniversite başlayınca başka bir şehre geldim. burada yeni bir çevreye girdim. böylece dindar akrabalarım ve arkadaşlarım ile irtibatım kendiliğinden azaldı ve zamanla tamamen bitti. cumalara gitmek veya oruç tutmak için bir sebep de kalmamıştı. bende bıraktım.
insanın üstünden baskı kalkınca daha net değerlendirmeye başlıyor herşeyi. 20 yaşındaydım. geriye baktığımda hayatımı programlanmış bir robot gibi geçirdiğimi gördüm. (ibadetler açısından)
internetten araştırmaya başladım. zaten agnostisizmi de ilk o zaman duydum. heralde bir 5-6 ay sürdü kanaat oluşturmam. bu süreçte, 3-4 arkadaş din üzerine hararetli tartışmalar yaparak çok kere sabahladık.
neticede o yıldan bugüne düşüncemde bir değişiklik olmadı. daha sonra okuduklarım, izlediklerim, öğrendiklerim ve keşfettiklerim hep agnostik düşünceye uygun oldu. yani sağlamlaştı diyebiliriz... işte benim hikayem bu kadar.
